edebiyatkokanadam:

Namus kavramını yeniden tanımlamak gerekli… Öncelikle namus kelimesinin sözlük anlamına bakalım: doğruluk, dürüstlük, erdemlilik, ahlaklık.
Yukarıdaki tanıma göre namus kavramını ele alacak olursak, bu sözün sadece bir söz olmadığı, bunun bir kavram olduğu ortaya çıkıyor. Tekrar içeriğine inildiğinde bu kez yeniden “tanım” ihtiyacı hissedeceğimiz başka bir şey ortaya çıkıyor; evrensel ( tümel) kavram. Yani tekil(özel), tikel ( kısmi) değilde, tüm insanlığa malolmuş bir kavram ortaya çıkıyor. Bazı coğrafyalarda namus denilince akla gelen ilk şey, kadın. Sanki kadın namuslu olduğunda toplum temiz oluyormuş gibi, şekilci, kokuşmuş bir anlayış hakim. Kadın namuslu olsunda, geriye kalan nasıl olursa olsun anlayışı.
Örneğin, evrensel ahlaka göre insan öldürmek, Namussuzluktur. Düşünce özgürlüğünü engellemek, kimlik üzerinden nitelemek, Hayvana/doğaya zarar vermek. vb. Kavramı doğru yönüyle
Okuduğumuz da, yukarıda yazılanlar daha büyük Namussuzluk olarak ortaya çıkıyor. namus kavramına dair son bir söz; Herkes kendi bedeninden sorumlu, ve işte bu, namus kavramı içine girmeyen, kişinin özelini ilgilendiren bir durumdur.

Edebiyat Kokan Adam

Arabanı sevdiğine eminim ! Onunla daha havalı duruyorsun. hafta sonları temizleyip silmeyi ihmal etmediğine de eminim! evinle, eşyalarınla, ailen ile gurur duyuyorsun! Buraya kadar her şey güzel; ama konuşmaya başladığın an bir çuval inciri telef ediyorsun! Arabana, evine, Ailene verdiğin ilgi ve çabanın yüzde birini beynini geliştirmek için harcamıyorsun. Doktor, avukat, zanaatkar, medya fenomeni, yahut işinde uzman bir akademisyen olabilirsin; ne varki bu ünvanlar senin varlığının kanıtı değil. Gerçekte varolan bir kişinin milyonlarca imitasyonundan bir tanesisin. Nerede nasıl konuşulacağını, ne eksik nede fazla, tamda zamanında söylenmesi gereken cümleyi bulamazsın. Zevklerin, gerçekte yaşayan bir başkasının zevkleri, sen kendine malediyorsun, taklitçisin. Sevemezsin, Agaçların dans ettiğini göremezsin, müzigi duyamazsın, doğanın renklerini göremezsin, damarlarda dolaşan kana hayat veren o sihirli dokunuşu yapamazsın. hayatın kısa olduğunu bildiğin için, dışsal kavrayışlarla birşeyleri kestirme yoldan elde etmeye odaklı bir beyne sahipsin. Benim varlığım seni öldürüyor ama tekrar hatırlatmakta fayda var: yaşamın inceliklerini görmek, iç dünyası zengin küçük bir azınlığın işidir.

sessizminik asked:

Uzatmaya gelinmez sağlıklı günler

Ya bu neyin tribi? Konuyu açan ve uzatan sizsiniz ben değil farkıydaysan!
- iyi günler…

sessizminik asked:

Bak canım benim. Sorunların olabilir buna bir şey demiyorum sadece ruh hastası yazmanın amacı ne? Ruh hastası olmak o Kadar basit değil ve eğer ruh hastasıysan en yakın zamanda tedavi ol.

Önerilerin için teşekkürler ama “ruh hastası” yazdım diye ruh hastasıyım anlamına gelmiyor! İstediğimi yazmakta özgürüm çünkü benim bloğum. Ha seni rahatsız eden bi durum verdiyse özür dilerim.